KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/5996 E., 2010/1017 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av.... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, asıl ve birleşen davasında, davalıya ileride teslim edeceği mallar karşılığı her biri 50.000.00 YTL tutarlı iki çek verildiğini, ancak mal teslim edilmediğini, aleyhe kambiyo senetlerine özgü icra takiplerine başlandığını, çeklerin mal karşılığı düzenlendiğinin davalının da kabulünde olup, mal teslim ettiğini kanıtlaması gerektiğini belirterek, borçlu olunmadığının tespitine, icra takiplerinin davacı açısından iptaline, ödenen paranın istirdadına, tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevabında davaya konu çeklerin müvekkilinden alınan mal karşılığı verildiğini, borcun ödenmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamından davaya konu çeklerin mal karşılığı düzenlendiğinde, uyuşmazlık bulunmadığı, BK’nun 182.maddesine göre aksi kararlaştırılmadıkça alım-satımda, alıcı ve satıcının vecibelerini aynı anda yerine getirmelerinin esas olup aksini ispat yükünü iddia eden davacıya düştüğü, davacının iddiasını HUMK’nun 288.vd.maddeleri gereğince yazılı delille ispatlayamadığı gibi davalı yana yemin teklifinde de bulunmadığından kanıtlanamayan asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/5996, K. 2010/1017, 4 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama