KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/9183 E., 2010/6208 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalının evlilik dışı ilişkilerinin bulunduğunu ve bu ilişkinin devamı için teminat amaçlı bono düzenlenip 3.bir kişiye yediemin olarak bırakıldığını, davalının ilişkiyi sonlandırıp bonoyu da yedieminden alarak icra takibine konduğunu iddia ederek, ahlaka ve adaba aykırı düzenlenen bono nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, iddianın asılsız olduğunu ve bononun davacıya verilen borcun karşılığı olarak alındığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının bononun ahlak ve adaba aykırı olarak düzenlendiği yolundaki iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının %40 oranında tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle bononun ahlaka ve adaba aykırı nedene bağlı olarak verildiğinin kanıtlanamamış olmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK’nun 72/IV.maddesi uyarınca alacaklı yararına tazminata hükmolunması için davalının (alacaklının)alacağına alınan ve infaz edilen bu tedbir kararı ile kavuşmasının engellenmiş olması gereklidir. Somut olayda davalı alacaklının başlattığı icra takibinin durdurulmadığı ve devam ettiği anlaşıldığından tazminata hükmedilemez. Mahkemece bu yön gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/9183, K. 2010/6208, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama