KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/12404 E., 2011/8036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
İtirazın iptali davasının konusu usulüne uygun biçimde yapılan bir takip sonucunda borçluya gönderilen ödeme emrine yönelik geçerli bir itirazın ortadan kaldırılması (hükümden düşürülmesi) amacını taşır.
Somut olayda davacı alacaklı önce İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2001/7208 sayılı takip dosyası ile takibe girişmiş ve ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu davalı tarafından 17.8.2001 tarihinde bu ödeme emrine yetki ve borcun esası noktalarında itiraz edilmiştir.
Davacı alacaklı vekili davalı borçlunun icra müdürlüğünün yetkisine vaki itirazını kabul ederek 12.8.2002 günü dosyanın Çorlu İcra Müdürlüğüne gönderilmesini istemiş; İstanbul İcra Müdürlüğü de bu çerçevede işlem yapmıştır. Eldeki dava da aynı gün Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde takip dosyasında masraf bulunmadığından borçluya Çorlu 2. İcra Müdürlüğünün 2002/1316 sayılı dosyasından ödeme emri tebliğ edilemediği ve dosyanın 29.12.2003 günü de işlemden kaldırıldığı görülmüştür.
Yukarıda gösterilen ilkeler ve somut duruma göre davacı alacaklı vekili, borçlunun İcra Müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazı çerçevesinde işlem yapmakla, yetkili bir icra müdürlüğünde usulüne uygun bir takip yapmadığını kabul etmiştir. Yetkili icra müdürlüğünce gönderilen bir ödeme emri ve buna vaki bir itiraz da bulunmadığından, itirazın iptali için dava şartı oluşmamıştır.
Açıklanan nedenle itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan, açılan karşı davanın ise mevcut bir asıl dava olmadığından usulden reddine karar verilmek gerekirken, esasa girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/12404, K. 2011/8036, 15 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama