KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/1632 E., 2010/9945 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 26.2.2009
- No
- 117-85
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde davalının kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, ancak kredi borcunun ödenmemesi üzerine asıl borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile davalı aleyhinde ise dava konusu ilamsız takibe geçildiğini, ancak haksız itiraz nedeni ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptaliyle %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu borç için taşınmazını davacı adına ipotek ettirdiğini, ancak davacı bankanın müvekkili hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçmediğini, davacı bankanın mükerrer takip yaptığını, davacının kötüniyetli olduğunu öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde davalının kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, bu nedenle de davalının davacı bankaya karşı sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı banka yararına %40 tazminata hükmedilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, 9.756.63.-TL üzerinden açılmış, davacı vekili son duruşmada, taleplerinin 8.479.81.-TL olduğunu ifade etmiş ve Mahkemece de bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda davacının bakiye alacak miktarı yönünden davasından feragat ettiği kabul edilerek, bu miktar nedeniyle davalı yararına vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Aslı gibidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/1632, K. 2010/9945, 16 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama