KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/1676 E., 2010/10259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye HukukMahkemesi
- Tarih
- 15.10.2009
- Nosu
- 2-254
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı firma arasında imzalanan kredi sözleşmesinde davalının kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu kredi borcunun ödenmemesi üzerine girişilen takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kefalet limitinin belli olmadığını, bu hususun B.K.nun 484.maddesine aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca müvekkilinin davacı bankaya ödemeler yaptığını bu ödemelerin davacı tarafından dikkate alınmadığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan 10.4.2006 tarihli sözleşmede davalının kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, davalı kefilin sözleşmede yazılı olan miktar üzerinden sorumlu olduğu, davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı banka vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği halde reddedilen miktar üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu konuda bir karar verilmemesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği için HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Aslı gibidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/1676, K. 2010/10259, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama