KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/2348 E., 2010/11557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye HukukMahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin Taşınmazını kiraya verdiğini, davalı idarenin kiracının kullandığı elektrik bedeli ile kaçak tüketim bedellerini kendilerinden talep ettiğini, 29.11.2004 tarihinde itirazen kayıt ile ödeme yaptıklarını ve davalının 8.821 TL tahsil etmesi gerekirken 20.815 TL tahsilat yaptığını iddia ederek 11.993 TL fazla tahsilatın istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında davacının aynı konuda menfi tespit davası açtığını ve red olunduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalının kaçak elektrik bedeline gecikme zammı ve KDV uygulayamayacağı, ancak yasal faiz talep edebileceği gerekçesiyle düzenlenen bilirkişi raporuna göre 10.596,75 TL fazla ödemenin istirdadına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından kaçak tüketim yapılmadığı iddiasıyla açılan 2003/22 esas sayılı menfi tespit davasında kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle dava red olunmuş ve hüküm 19.Hukuk Dairesinin 23.09.2009 tarih 200-9036 tarihli onama kararı ile derecattan geçerek kesinleşmiştir.
Kaçak elektrik bedeli için tahakkuk yapılması sonrasında ödemede bulunulmaması halinde buna yönetmelik gereği gecikme zammı+gecikme zammının KDV'si eklenir, şayet alacak icra takibine konulur ise takip tarihinden itibaren de abonelik ticari işletmeye ilişkin olduğundan takipten sonra asıl alacağa ticari işler için uygulanan temerrüt faizi işletilir.
Bu durumda mahkemece 2003/22 esas sayılı dava ile kesinleşen kaçak tüketim bedelinin davacının ödeme tarihi olan 29.11.2004 tarihine kadar ulaştığı miktar yukarıda açıklanan çerçeve içinde hesaplanması gerekirken eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/2348, K. 2010/11557, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama