KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/3521 E., 2010/6504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kurumun abonesi olduğunu, elektriğinin kesilmesi üzerine enerji affından faydalanmak için davacı kuruma başvurduğunu, buna rağmen davalı kurumca müvekkiline çıkarılan elektrik borcunun olması gerekenden oldukça fazla olduğunu belirterek, müvekkilinin fazladan istenen 27.926,99 TL borçtan dolayı sorumlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacı ile kurum arasında taksitlendirme protokolü imzalandığını, davacının üçüncü taksiti ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davacıdan talep edilen miktarın doğru olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının toplam borcunun 21.272,80 TL olduğu, kalan 17.698,91 TL’lik kısmın fazladan faturalandırıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı kurum vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan 08.11.2006 tarihli bilirkişi raporundaki değerlendirme ile daha önceden alınan 3 tane bilirkişi raporu arasında açık mübayenet olduğu ve bunun giderilmediği görülmektedir. Yine bu raporda uyuşmazlık konusu esasa ilişkin değerlendirme yapacak elektrik mühendisinin de olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece taksitlendirmenin esası olan ... Genel Müdürlüğü’nün 04.04.2003 tarihli ve 327 sayılı protokolü de göz önüne alınarak, konusunda uzman elektrik mühendisi ve hukukçu bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetinden alınacak raporla, diğer raporlar arasındaki çelişki giderilmek sureti ile davacının istirdatına ilişkin fazla ödemenin olup olmadığı değerlendirilerek sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/3521, K. 2010/6504, 27 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama