KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/5031 E., 2010/14336 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 09.12.2009
- No
- 123-304
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı; davalıdan kredi almadığı halde adına sahte imza atılarak kredi çekildiğini ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu sözleşmede davacının doğum yılı 1934 olmasına rağmen 1938 olarak yazıldığı, ad ve soyadı ile baba adı dışında davacının sözleşme ilişkisini sağlayan başka bir bilgi bulunmadığı, 07.10.1999 tarihli sözleşmeye eklenecek hususlar başlıklı belgede bulunan imza ile başvuru formundaki imzanın benzerlik göstermediği, bu belge tarihinin asıl sözleşme tarihinden önceki bir tarihte düzenlenmesinin çelişki olduğu, her ne kadar Adli Tıp Kurumu raporunda imzaların aidiyeti konusunda tespit yapılamadığı belirtilmişse de bu durumun imzaların basit ve özelliksiz olmasından kaynaklandığı,
07.10.1999 tarihli belgede davacı ismi ile birlikte yazılı diğer isimler ve imzaların aynı el ürünü olduğunun ilk bakışta anlaşıldığı, davacının kimliğine ve imzasına ilişkin belirsizlikler ile sözleşme tarihinde yapılan banka görevlilerinin muhatap olduğu ceza ve hukuk yargılamasına konu birçok sözleşmenin varlığı, önemli bir evrak olan kredi sözleşmesinin bu denli özensiz hazırlanması gerekçesiyle davanın kabulüne, kredi sözleşmesi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/5031, K. 2010/14336, 15 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama