KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/5783 E., 2010/10888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı banka vekili davalı ...’ın dava dışı...aleyhine çeke dayalı olarak icra takibi yaptığını, müvekkilinin dava dışı ... Toktaş’tan üye işyeri sözleşmesinden kaynaklanan alacakları ve bu nedenle hapis hakkı bulunduğu halde davalının davadışı ... aleyhine yürüttüğü icra takibinde sahte haciz kaldırma belgesi düzenlenerek dava dışı ...’ın malları üzerindeki haczin kaldırılmasının sağlandığını, müvekkiline 13.10.2009 tarihli yazı gönderilerek 68.693,17 TL’nin icra takip dosyasına gönderilmesinin istendiğini ileri sürerek ... 2.İcra Müdürlüğünün 2009/2253 sayılı dosyasından dolayı davalıya 68.693,17 TL borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili icra takip dosyasında dava dışı ... Toktaş’ın borçlu olarak gösterildiğini, davacıya icra dosyasından gönderilen birinci haciz ihbarına davacı tarafından süresinde itiraz edildiğini, davacının borçlu sıfatının bulunmadığını ileri sürerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacı bankanın davaya konu icra takibinin tarafı değil, takip borçlusu olan dava dışı ...’ın paranın gönderilmesine ilişkin yazıya muhatap olan 3.kişi konumunda olduğu, icra müdürlüğünün yazısıyla davacının borçlu durumuna gelmeyeceği, 3.kişi olan bankanın İİK’nun 89/3.maddesi gereğince üçüncü haciz bildiriminden sonra borçlu olmadığının tespiti yönünde dava açabileceği, davacının icra dairesinin işlemine karşı şikayet yoluna başvurabileceği gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan, davalının tazminat isteğinin ise işin esasına girilmediği ve yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/5783, K. 2010/10888, 6 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama