KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/6212 E., 2010/9699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 9.3.2010
- Nosu
- 77-414
Karar Metni
235 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkilinden aldığı borç para karşılığı verdiği senetlere dayalı davalı hakkında icra takibi yapıldığını davalının taahhütlerini yerine getirmediğinden icra dosyasında işlem yapamadıklarını daha sonra davalının takip alacağının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle başvurduğu İcra Hukuk Mahkemesince icranın geri bırakılması kararı verildiğini, şikayetin yerinde olmadığını bildirerek alacaklarının zamanaşımına uğramadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, eda davası açılacak hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK.nun 33/a.maddesi;
“ilamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları İcra Mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir.
Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder...” hükmünü içermektedir.
Davacı-alacaklı anılan hükme dayanarak alacaklarının zamanaşımına uğramadığının tespiti isteminde bulunmuş olup, dava açmasında hukuki yararı mevcuttur. Mahkemece bu yönde yanılgılı değerlendirme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Aslı gibidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/6212, K. 2010/9699, 14 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama