KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/6455 E., 2011/1216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 02.12.2009
- No
- 130-478
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı yabancı uyruklu firmadan, kumaş sektöründe kullanılan 613.157 ton hammaddeyi 938.130.21.-USD bedelle peşin olarak satın aldığını, ancak yapılan kontrol sonucunda malın içinde tahta, kıymık, böcek vs. gibi yabancı maddeler bulunduğunun tespit edildiğini, durumu hemen davalı firmaya “E-mail” yolu ile bildirildiğini, davalının ayıp olduğunu kabul edip elamanlarını Türkiye’ye gönderip durumun tespit edildiğini, müvekkilinin hammadde içinde bulunan yabancı maddeleri temizlemek için masraf yapıp zarara girdiğini, bu zararın davalı tarafından tazmin edilmemesi üzerine dava açma zarureti doğduğunu belirterek zarar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin İsviçre merkezli olup, malların Malezya’dan teslim alındığını, bu nedenle davanın adı geçen ülke mahkemesinde açılması gerektiğini, ayrıca Türk Hukuku bakımından da yetkili mahkemenin ... Ticaret Mahkemesi olduğu, davacının kendisine teslim edilen malları TTK.nun 25.maddesinde öngörülen yasal süre içinde kontrol ettirmeyip ayıp ihbarında bulunmadığını, davacının malların tesliminden itibaren (1) yıl sonra açıldığını, sırf bu yüzden dahi davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile davalı firmanın davacı firmaya kumaş hammaddesi sattığı ve malların 26.06.2008 ve 17.07.2008 tarihlerinde iki parti olarak teslim edildiği, TTK.nun 25/4 maddeleri uyarınca ticari satımlarda zamanaşımı süresinin malların teslim tarihinden itibaren 6 ay olduğu, davalı vekilinin 11.06.2009 tarihli dilekçede bu hususu vurguladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davanın reddedilmesine rağmen, davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedildiği görülmüştür. Belirtilen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği için HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/6455, K. 2011/1216, 3 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama