KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/13830 E., 2012/5004 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalıya mal satımına ilişkin fatura bedelinin davalıca ödenmediğini ileri sürerek, başlatılan takibe davalının itirazının iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile ticari ilişkileri olduğunu, davaya konu edilen fatura bedeline karşılık bir kısmına senet verdiğini, bir kısmının banka aracılığıyla ödendiğini, senedin vade tarihi geldiğinde senet bedelinin ödenerek alındığını, kalan bakiyenin de tanıklar önünde verildiğini, davacının alacağının kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının defter ve kayıtlarında takibe dayanak faturanın kaydının bulunmadığı gibi, davacının yemin deliline de başvurmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, satıma konu faturayı düzenleyip defterine kaydederek davalı tarafa göndermiş olup, davalı ödeme def’inde bulunmuştur. Davalı, malı almadığını iddia etmediğine göre, ödeme savunmasını ispat yükü davalı taraftadır.
Öte yandan davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ve alınan rapora göre, takip ve davaya konu 29.05.2006 tarihli fatura defterinde kayıtlı olduğu halde mahkemece, davacı defterinde fatura kaydı bulunmadığı şeklinde yanılgılı bir gerekçe ile dava reddedilmiş olup, anılan gerekçe de dosya içeriğine uygun bulunmadığı için yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda deliller toplanıp değerlendirilerek varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/13830, K. 2012/5004, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama