KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/4569 E., 2011/15768 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında akdedilen sözleşme uyarınca müvekkilince davalıdan satın alınan 4564 TL tutarındaki malların 1211 TL.lik kısmının davalıya iade edildiği ve 532 TL tutarında da ödemede bulunulduğu halde davalı yanca gerekli mahsuplar yapılmadan toplam 4564 TL üzerinden müvekkili aleyhine takip başlatıldığını belirtilerek, müvekkilinin, davalıya 1743 TL borçlu olmadığının tespitiyle %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Yargılama sırasında ise icra dosyası borcunun tamamının ödendiğini bildirerek, takibin 1743 TL.lik kısmının iptaline, icra dosyasına ödenen fazla paranın müvekkiline iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı yanca kanıtlanan davanın kabulüyle davacı tarafın takip dosyasında 1743 TL.lik kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine ve bu dosyada 2821 TL üzerinden takip yapılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava; davacı yanca tahsilat makbuzu kapsamında ödenen 532 TL ile, davalıya iade olunan 1211 TL.lik mal bedeli toplamını oluşturan 1743 TL’den borçlu olunmadığının tespiti istemine yöneliktir. Yargılama sırasında, bu tutarın (1743 TL) ödendiği icra dosyası içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin 24/06/2010 havale tarihli dilekçesiyle bu tutarın istirdatını talep ettiği görülmekte olup, mahkemece ödenen bu meblağın istirdatına karar verilmesi gerekirken, menfi tespit ve kalan alacak bakımından icra takibinin devamı yönünde karar verilmesi doğru olmadığı gibi ayrıca davacı tarafından mal iadesi ve ödeme yapıldığı kanıtlandığı halde davalının alacağın bu bölümünü de takibe konu yapmakla kötüniyetli olduğunun gözetilmemesi de isabetsiz olmuştur.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/4569, K. 2011/15768, 14 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama