KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/5196 E., 2011/15240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı borçlu ile davacı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesi gereğince davalıya kredi kullandırıldığı, ödemelerin yerine getirilmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiğini ve borçlu aleyhine takip yapıldığını belirterek, yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ödeme emrinin tebliğ alınmasını müteakip davalıya ait mal beyanı ve ödemenin nasıl yapılacağına ilişkin dilekçenin icra müdürlüğüne ibraz edildiğini, icra müdürlüğünün bu beyanı itiraz olarak kabul ederek takibi durdurduğunu, oysa itiraz iradesinin açıkça ortaya konulması gerekmekte olup, kendilerinin açıkça böyle bir talepleri olmadığını, sadece ödenmesi düşünülen borçla ilgili faiz indirimine gidilmesinin alacaklı taraftan talep edilmesi niteliğinde olduğunu, nitekim dilekçenin son paragrafında borcun nakden ve defaten ödeneceğinin bildirildiğini, böylece ortada yapılmış bir itiraz olmadığından konusu bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı borçlunun itiraz dilekçesinde gecikme faizi ve temerrüt faizinin çok fahiş hesaplandığını düşündüklerini belirterek kısmi itiraz kapsamında değerlendirilebilcek bir beyanda bulunduğu, usulüne uygun bir kısmi itirazdan söz edilebilmesi için de itiraz olunan işlemiş faiz miktarının ne olduğunun bilinmesi gerektiği; hal böyle olunca, davacı borçlunun usulüne uygun bir kısmi itirazda bulunduğundan söz edilemeyeceği, bu beyanın icra müdürü tarafından yanlış anlaşılarak takibin durdurulmasına karar verilmesinin şikayete konu edilebilecek iken dava açılmış olmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/5196, K. 2011/15240, 5 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama