KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/2710 E., 2012/7492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
240 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı tarafça takibe konu edilen 04.12.2009 vade tarihli, 6.000 TL bedelli bono üzerindeki keşideci imzasının davacıya ait olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının icra dosyasında imzaya itirazının olmadığını, borcu kabul ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, cevap ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda takibe konu bono üzerindeki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı, bu nedenle bono bedelinden sorumlu tutulamayacağı, davacının haciz baskısı sırasında borcu kabul etmesinin geçerli sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı borçlu 09.04.2010 tarihli haciz tutanağında borcu kabul ve taahhüt etmiştir. İhtiyati haciz olmadığından haciz tutanağındaki bu beyanın manevi cebir altında verildiğinin kabulü yönündeki yerel mahkeme gerekçesinde isabet bulunmamaktadır. Bununla birlikte davalı, davacının dava konusu bononun tanzim tarihinden önceki belgelerde tatbik imzaları ile ilgili yeterli araştırma yapılmadığını savunmuştur. Bu durumda mahkemece bononun tanzim tarihinden önceki tarihler itibariyle davacının imzasını taşıyan daha fazla tatbike elverişli belge araştırılıp toplanarak imza tatbikatı yönünden bilirkişi incelemesi yapılarak deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/2710, K. 2012/7492, 3 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama