KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/5832 E., 2012/13444 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... arasında 29.06.2007 tarihli, 100.000,00 TL bedelli genel kredi taahhütnamesi düzenlendiğini, davalının da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözkonusu genel kredi taahhütnamesini imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borcun kat edilerek ihtarname gönderilmesine rağmen ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş, ancak duruşma aşamasındaki beyanlarında icra dosyasındaki itirazlarını tekrar ettiğini, ödemeye ilişkin dekontlarını sunduğunu, dava dışı ...'ın kendisinin kefil olmasından önce çek kullandığını, davaya konu çeklerden sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; dava dışı ... ile davacı banka arasında yapılan, 100.000,00 TL kredinin kullandırılmasına ilişkin 29.06.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalı ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, dava dışı ...'a verilen çeklerin de anılan kredi sözleşmesi kapsamında kaldığı, dolayısıyla 8 adet karşılıksız çıkan çek nedeniyle bankanın 3167 sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca ödemek zorunda kaldığı tutarlar yönünden kefil-davalı hakkında icra takibinde bulunabileceği, çekler nedeniyle bankaca ödenen meblağın gayri nakdi kredi niteliğinde bulunduğu,
bilirkişi raporuyla belirlendiği üzere kefalet nedeniyle kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağının 4.000,00 TL asıl alacak ile birlikte toplam 4.595,52 TL olduğu, davalının ibraz ettiği ödeme dekontlarının takibe konu 3167 sayılı Yasanın 10. Maddesi gereği bankaca yapılan ödemelerden kaynaklanan alacağa ilişkin olmadığı, anılan yasa kapsamında bankaca ödenen tutarların kefil ya da borçlu tarafından bankaya ödendiğine dair belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/5832, K. 2012/13444, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama