KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2013/698 E., 2013/4868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalıların murisi olan ...'e müvekkilinin 40 yıl önce senet karşılığı 3.405,00 TL. borçlandığını ve bu borcu ödediğini, davalıların murisinin müvekkilinin kardeşi olması sebebiyle senedi geri almayı önemsemediğini, ancak davalıların bu senedi bularak ödenmiş senedi tahrif edip icra takibine koyduklarını, senette vade tarihi, tanzim tarihi ve uyuşmazlık halinde yetkili mahkemelerin Antalya mahkemeleri olduğuna dair Antalya ibarelerinin senede sonradan eklendiğini, senedin tanzim tarihi itibariyle “ TL” olarak doldurulduğunu ancak, senet bedeline “Y” ibaresi eklenerek senedin takibe konulduğunu,
tahrifat ve eklentilerde müvekkilinin parafı bulunmadığını, söz konusu tahrif edilen senetle ilgili olarak şikayetçi olunması üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında davalıların verdikleri ifadelerde borcun yıllar önce doğduğunu kabul ettiklerini, senet üzerinde pul bulunduğunu oysa pul uygulamasının 2004 yılında kaldırıldığını, müvekkilinin bu bono nedeniyle borçlu olmadığını, senet tahrif edildiğinden geçersiz olduğunu ileri sürerek icra takibine konu tahrif edilmiş senet nedeniyle müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline,
%40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının ödeme defini ve boş senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gerektiğini, davacının tanık dinletmesine muvafakat etmediklerini, bononun tanzim tarihi 20.12.2005 tarihi itibariyle yürürlükte olan para biriminin “YTL” olduğunu, icra hukuk mahkemesinde aynı bonoya istinaden açılan iki ayrı davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verildiğini, savcılıkça başlatılan soruşturma sonunda takipsizlik kararının verildiğini ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatı verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; senet üzerinde bulunan TL ibarelerinin vade tarihinde geçerli olan para birimi YTL'ye dönüştürülmesi senet üzerinde tahrifat olarak kabul edilecek bir düzeltme olmadığı, diğer bölümlerdeki yazımların ise senedin açık senet olarak düzenlenmesi nedeniyle sonradan doldurulması gereken bölümler olduğu, dolaysıyla bu bölümlerdeki sonradan yazımların da tahrifat olarak görülmediği, davaya konu senedin rakamla miktarı yazılarak 1972 -1973 yıllarında açık olarak düzenlendiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı,
dolaysıyla senedin düzenlendiği tarihte 3405,00 TL olarak düzenlendiği, ancak Türkiye'de o tarihten sonra ekonomik gelişmeler, yüksek enflasyon dönemi, paranın değerindeki hızlı değişiklikler, para biriminin değişmesi ve paradan sıfır atılması gibi olaylar nedeniyle bu miktarın bu gün gerçeği yansıtmadığı, yine senedi miktarını yazarak keşide eden borçlunun, senet hamiline verdiği yetki de senet üzerindeki rakamın (değerin)dilediği tarihte (vadede) tahsili olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle denkleştirici adalet ilkesi de nazara alınarak senet üzerindeki bedelin günümüzdeki değerinin hesap edildiği,
davalının senede dayanarak ancak bu değeri talep edebileceği, bunun üzerindeki talebin keşidecinin iradesine aykırı olduğu, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının icra takip dosyasına konu edilen 15/01/2006 tanzim 20/12/2007 vade tarihli 3.405,00-YTL. tutarlı senetten dolayı davalıya 3.029,00-TL. borcunun olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca, davacının borçlusu, davalıların murisinin lehtarı olduğu senedin yıllar önce ödenmiş olmasına rağmen senet para birimi o tarihte TL iken “YTL” yazılmak suretiyle tahrif edilip takibe konulduğu, senedin ödenmiş olduğu iddiasıyla bedelsiz kaldığı ve senette vade, tanzim tarihlerinin sonradan eklendiği ileri sürülmek suretiyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 6762 sayılı TTK'nın 592. (6102 sy. TTK'nın 680.) maddesi gereğince açık senet düzenlenmesi mümkündür. Senedin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasını ileri süren borçlunun bu yöndeki iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerekir. Diğer taraftan, davacı senet bedelini ödediğini iddia etmiş olup ödeme iddiasının da HMK'nın 200. maddesi gereği yazılı belge ile kanıtlanması gerekmektedir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/698, K. 2013/4868, 20 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama