KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/16520 E., 2015/7447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibari ile bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan çeşitli tarihlerde kullanmış olduğu kredilerden doğan borcunun davalı banka ile yapılan yeniden yapılandırma ile 73.000 TL olarak belirlendiğini, kredi borçlarından birini de taşıt kredisinin oluşturduğunu, dava dışı ... tarafından taşınmazı üzerine davalı lehine ipotek tesis edildiğini, söz konusu arabanın vergi borçlarından dolayı haczedilerek aracın satışının istendiğini, bankaya yazılan müzekkere üzerine,
davalı bankanın alacaklı olduğu miktarı bildirip satış bedelinin kendilerine ödenmesi şeklinde bir talepte bulunmuş olsaydı müvekkilinin araç bedeli kadar borcundan kurtulacağını ve kasko değeri 34.000 TL olan aracın vergi borcu sebebiyle 14.000 TL ye satılmayacağını ileri sürerek davalı bankaya dava değeri olan 14.000 TL.kadar borçlu olunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Asli müdahil ..., davacının kullandığı taşıt kredisi için taşınmazı üzerinde davalı banka lehine ipotek tesis ettiğini, kendisi hakkında yapılan takipte taşınmazının satışa çıkartıldığını, mağdur olduğunu ileri sürerek, davaya asli müdahil olarak katılma talebinin ve davacının davasının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, 07.02.2013 tarihli celsede bilirkişi raporunu kabul ettiklerini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalının yargılama sırasında ihtarname göndererek 32.370,00 TL yi ödemesini istediği, dava tarihi itibariyle bankanın henüz alacağının muaccel hale gelmediği, icra takip süresinin başlamadığı, teminat olarak alınmış bu aracın vergi dairesi tarafından satılarak paraya çevrilmesinde bankanın bu satışı önleme hakkı ve yetkisinin bulunmadığı, aksi halde diğer alacaklılarında haklarının zayi olması anlamına geleceği, bu nedenle aracın vergi dairesi tarafından satılmasının davacıyı davalı nazarında borçtan kurtarmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/16520, K. 2015/7447, 20 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama