KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/5451 E., 2014/10327 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 06/05/2013
- Numarası
- 2011/245-2013/100
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. G.. T.. ile davalılardan G.... Koltuk Sist. San. Tic. A.Ş. vek. Av. E.. K.. ile ihbar olunan N.. T.. vek. Av. E.A..' ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, dava dışı N... San. A.Ş' nin borcunun teminatı olarak davalı tarafından verilen 320.000 DEM bedelli bononun, dava dışı borçlunun borcunu ödememesi nedeniyle icra takibine konulduğunu, İstanbul 14. İcra Müdürlüğü' nün 2004/16716 E. sayılı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili bononun zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava konusu bononun 31.12.2002 tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz üzerine;
Dairemize 11.05.2010 tarih 2009/6778 E. 2010/5908 K. sayılı ilamı ile ''Bankacılık Kanunu'nun 141. maddesine göre fon alacaklarında zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğunun gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır'' gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, mahkemece senedin vade tarihinde davacı bankanın muaccel bir alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme uyulan 11.05.2010 tarih, 2009/6278 E.,2010/5908 K. sayılı bozma ilamımızda fon alacaklarının 5411 sayılı Yasanın 141. maddesi çerçevesinde 20 yıllık zamanaşımına tabi olduğu somut olaydaki bonoya dayalı alacağa da anılan zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda, davacı Bankanın genel kredi sözleşmesinden doğan bir alacağının bulunup bulunmadığı uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile tespit edildikten sonra alacağın teminatı olan bonodan ne miktarda talepte bulunabileceği belirlenip uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, kazanılmış haklar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/5451, K. 2014/10327, 2 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama