KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/10061 E., 2016/3708 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mah. Sıf.
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. ... ile davalı vekili Av. ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkili şirket ile dava dışı grup firmalar arasındaki doğmuş ve doğacak cari hesaba dayalı borç ilişkisinden dolayı müvekkili adına kayıtlı taşınmazlara cari hesap borcuna karşılık (cari hesap borcunu teminen) ipotek tesis edildiğini, davalı ...'ün bu firmaların yönetim kurulu başkanı olduğunu, aleyhe ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlanması üzerine müvekkilinin... ve. Tic.
A.Ş.'ye 03.05.2010 tarihli senetler vererek ileride ipoteğin fekki nedeniyle müvekkili tarafından yapılacak ödemeyi önceden garanti altına almak, ipoteğin fekki ile ödeme arasında geçen zaman içinde oluşacak boşluğu gidermek, ödeme yerine geçmek üzere borcun senetler verilerek ödeneceğinin garanti edildiğini, 05.05.2010 tarihinde ipotekler fek edilince grup firmalara ödemeler yapıldığını, yapılan bu ödemeler sonunda davalının iade edilmeyen bedelsiz kaldığını bildiği, ciro yoluyla hamil olduğu iki senetle aleyhe icra takibine başladığını belirterek, davalıya borçlu olunmadığının tespitine, tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borçlu olduğu şirketlere yaptığı ödemelerin borcundan düşüldüğünü, ipotekle temin edilen borç ile takibe konu alacakların ayrı alacaklar olduğunu ve takibe konu senetlerin ayrı bir alacak için ve davacı borçluların ödeyebilecekleri miktar ve vadelerde taksitlerle ödenmek üzere düzenlendiklerini bildirerek, davanın reddine, %20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre, davacının borçlu olmadığını ve senet bedellerini ödediğini kanıtlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine, %20 oranında tazminatın davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/10061, K. 2016/3708, 3 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama