KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/11504 E., 2016/3550 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından her ne kadar duruşma istemli olarak temyiz edilmiş ise de, duruşma isteminin miktardan reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan aldığı kredi kartıyla ATM cihazından para çekmek istediğini, ancak ekranın hata verdiğini ve ATM' nin kartı iade etmediğini, acelesi olan müvekkilinin ATM' den ayrılmak zorunda kaldığını, yarım saat sonra davalı bankadan arayarak kartıyla üst üste nakit çekimi ve alışverişler yapıldığının bildirilmesi üzerine müvekkilinin kartı iptal ettirdiğini ve karakola şikayette bulunduğunu belirterek, müvekkilinin herhangi bir izni ve talimatı olmaksızın üçüncü şahıslarca, hukuka aykırı olarak çekilen 5.800 TL nakit ile 2 defada yapılan 141,52 TL altın alışverişi toplamı olan 6.083,04-TL' nin en yüksek kredi kartı faiziyle müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, sözkonusu işlemleri yapan kişilere husumet yöneltilmesi gerektiğini, davaya konu işlemlerin bizzat davacının korumakla yükümlü olduğu şifre girilmek suretiyle gerçekleştirilmiş olduğunu, zira davacının şifre girerken kapatmadığından bu esnada gözlemlendiğini, dolandırıcı şahısların ipli bir düzenekle kartı sıkıştırıp ele geçirdikten sonra davacının şifresiyle söz konusu işlemleri gerçekleştirdiklerini, ayrıca davacının kartını iptal ettirmekte de geç kaldığını, ATM yanından ayrılmadan bankanın aranması halinde kartın kullanıma kapatılabileceğini, kredi kartının kapatıldığı tarihten önce yapılan harcamalardan bizzat davacının sorumlu olduğu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının üzerine düşeni yapmayıp, sıkışan kartını bankayı arayarak iptal ettirmek yerine ATM başından ayrıldığı, bu tip olaylarda davacıya düşenin kartının sıkışması sonrası derhal ilgili bankayı aramak olduğu, aksi halde davacı için kesin olarak söylenemez ise de; böyle bir zararın bankaya aidiyetinin kabulü halinde kötüniyetli kişilerin kartlar sıkışmadığı halde harcama yaparak, bu harcamalarını bankalara ödettirebileceği, hukuk sistemimizin bu yolun açılmasına cevaz veremeyeceği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/11504, K. 2016/3550, 1 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama