KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/11767 E., 2016/5309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2016
- Tarihi
- 03/07/2014
- Numarası
- 2012/159-2014/452
- Davacı
- ..
- Davalı
- ..
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalının ithal ettiği cerrahi iplikler ile girdiği ihaleyi kazandığını, idareye teslim ettiği ürünlerin Sağlık Bakanlığı kararı ile ürün güvenliği olmadığı ve davalının ithal koşullarını sağlamadığı gerekçesiyle toplatılmasına karar verildiğini, malın idareden iade alındığını, yeni ürünün ise şartnameye uygun olmadığının tespit edildiğini, ürün bedelinin ise idareye geri ödendiğini, ödenen bu miktardan davalının sorumlu olduğunu, davalının yükümlülüğü üstlenmesine rağmen bakiye bedeli ödemediğini belirterek, 30.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalıdan temin ettiği cerrahi iplikleri idareye teslim ettiği, Sağlık Bakanlığı'nın toplatma kararı üzerine ipliklerin değiştirilmesi işleminin yapıldığı, davalının bu işlemler sırasında sorumluluğun kendisine ait olduğunu bildirdiği, davalının sorumluluğunun ürünlerin güvenli ve kullanılabilir olmasına ilişkin olduğu, idarenin değişimi yapılan ürünleri kabul etmemesinin ürünün güvenli ve kullanılabilir olmamasıyla ilgili olmadığı, davacı ile idare arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanması ve buna göre yapılan testler sonucu uygun bulunmamasından kaynaklandığı,
davalının ürünlerin fonksiyon testlerini kapsayan bir sorumluluğunun bulunmadığı, değişimi yapılan yeni ürünlerin de kriterlere uygun olmadığına ilişkin bir kanıt bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/11767, K. 2016/5309, 24 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama