KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/17709 E., 2016/8206 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
vek.Av. ...
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketten 24.060 kg badem satın aldığını, ...’de depoda kırım yapılırken çuvalların ortalarına içi boş kabuklu bademlerin yerleştirildiğinin anlaşıldığını, .... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığı ile zararın tespit ettirildiğini ileri sürerek ayıplı ürün teslimi nedeni ile oluşan 20.249,00 TL zararın ticari gecikme faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bademleri görerek ve beğenerek aldığını, kendilerinin yanında ürünlerin çuvallara konulduğunu, dolayısıyla tespiti yapılan bademlerin müvekkili şirketten alınan bademler olmadığını, ayrıca ayıp ihbarının 2 gün içinde yapılması gerektiğini, malların 31.01.2014 tarihinde faturası ile davacıya teslim edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının satın aldığı bademlerin tamamının incelemesinin mümkün olmadığı, davacının süresinde tespit yaptırıp ayıp ihbarında bulunduğu, ayıbın teslim sırasında açıkça anlaşılacak aşikar ayıp kavramına girmeyeceği, dava konusu ayıbın gözden geçirme ve muayene ile anlaşılabilecek bir ayıp olduğu, alınan raporlara göre davacının iddiasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Tespit dosyası ile dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından iddia olunan satış konusu maldaki (badem) ayıbın açık ayıp olduğu, başka bir deyişle basit bir gözden geçirme ile rahatlıkla anlaşılabilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Zira, dosyaya yansıdığı şekli ile ayıplı bademlerin varlığı basit bir göz muayenesi ile anlaşılabilmektedir.
Satın alınan bademlerin nicelik olarak fazlalığı açık ayıbın varlığını, niteliğini ve davacının muayene yükümlülüğünü etkilememektedir. TTK.'nın 23/f.I-c maddesi uyarınca; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.
Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda ise Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanmalıdır. Buna göre 31.01.2014 tarihinde dava konusu bademleri teslim alan davacı alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerekir.
Ne var ki, somut olayda davacı teslim tarihinden dört gün sonra 04.02.2014 tarihinde davalıya noter aracılığı ile süresinden sonra ayıp ihbarında bulunmuştur. Süresi içinde ayıp ihbarında bulunmayan davacı davalıdan talepte bulunamaz. Bu sebeple davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
KARŞI OY YAZISI
Davalı tarafından davacıya 70 çuval içinde teslim edilen 24.060 kg ağırlığındaki badem ürününün ayıplı olduğunun teslimi sırasında açıkça belli olduğunun kabulü mümkün değildir. Somut olayda TTK'nun 23/1-c maddesinde yazılı 8 günlük muayene ve ayıp ihbarı süresinin uygulanması gerekir. Bu durumda davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğu kabul edilerek; dava dosyasının davalının ayıplı ürünlerin kendisi tarafından teslim edilen ürünler olmadığı şeklindeki savunması yönünden yapılan tahkikatın yeterli olup olmadığı açısından incelenmesi gerekirken saygıdeğer çoğunluk tarafından yazılı şekilde bozma kararı verilmesini doğru bulmadığımdan iş bu karara muhalifim. 04.05.2016
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/17709, K. 2016/8206, 4 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama