KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/18395 E., 2016/9800 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen dosyaların davacıları vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ve birleşen dosya davacısı ... ile davalılardan ...A.Ş. vek. Av. ...'ün gelmiş olmalarıla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl dava, davalılardan satın alınan araçta imalat hatasından meydana geldiği iddia edilen yangın ve yangının davacıya ait çiftliğe zarar vermesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine, birleşen dava ise dava konusu araç için birleşen dava davacısı sigorta şirketi tarafından asıl dava davacısına yapılan ödemenin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı, dava konusu araçta imalat hatası bulunmadığını, talep edilen zararın fahiş olduğunu bildirerek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, bilirkişi raporunun sonuç bölümünde de belirtildiği üzere yangının imalat hatasına bağlanmasının teknik açıdan mümkün olmadığı, bu durumda araçtaki yangının aracın ayıplı olmasından kaynaklandığı iddiasının davacı tarafça ispat edilemediğinden yangın sonucu oluşan zarardan davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen dosyaların davacıları vekillerince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacı tarafça davalılardan satın alınan aracın yanarak zarar görmesi olayının üretim hatasından mı yoksa kullanıcı hatasından mı kaynaklandığı noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf aracın yanmasından sonra aracı üzerinde tespit yaptırarak 03/10/2011 tarihli bilirkişi kurulu raporunu dosyaya ibraz etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit raporundaki bulgu ve bilgiler irdelenmediği gibi davacı tarafça rapora gerekçeleri de gösterilerek itiraz edilmiştir.
Bu durumda mahkemece konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan dosyada mahkemece alınan raporları ve davacı tarafça yaptırılan tespit raporunu da irdeleyecek ve davacı tarafın itirazlarının da değerlendirilecek şekilde yeni bir rapor alınarak tüm deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/18395, K. 2016/9800, 31 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama