KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/2635 E., 2015/17127 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan ... vek. Av... ile davalı... ve vek. Av... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların ve asilin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ...'in kardeş ve dava dışı şirketin ortakları olduklarını, davalılardan ...'ın keşidecisi davacı, lehdar- cirantası davalı ... olan hamili bulunduğu bono ile aleyhe icra takibine başladığını, davacının bu şekilde bir bono düzenleyip davalı ...'e vermediğini, müvekkilinin imzasının aynı şirkette yönetim kurulu üyesi olarak çalışan davalı ... tarafından hileli şekilde imzasını boş kağıda alıp, üst tarafını bono biçiminde düzenleyip, muvazaalı bir biçimde diğer davalı...'a ciro ettiğinin anlaşıldığını belirterek, müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline, %40 oranında kötüniyet tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, bononun davacı tarafından düzenlenerek müvekkiline verildiğini, onun da senedi borcuna karşılık ciro ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı... vekili, bononun sebepten mücerret olup, temel ilişkiden bağımsız olduğunu, müvekkilinin bononun ciro yolu ile hamili olup, keşideci ile ilk ciranta arasındaki alacak-borç ilişkisini hamili bağlamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu,...
3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/103 E. - 2011/260 K. sayılı kesinleşen kararının gerekçesinde anlatıldığı üzere, davacının davalı ... ile kardeş olduğu, ortak bir şirketlerinin bulunduğu, davacının sağlık problemleri nedeni ile şehir dışına çıkarken şirket işlerinde kullanılmak üzere şirkete imzalı boş kağıtlar bıraktığı, bu imzalı boş kağıtlardan birinin davalı ... tarafından davacının rızası dışında bono haline getirildiği ve davalı ...'in alacaklısı kendisi olacak şekilde davaya konu senedi düzenleyip senedi davalı...'a ciro ettiği,
bu suretle davalı ...'in davacının rızası dışında açığa atılmış imzayı kötüye kullanmak suretiyle bono düzenlediği ve davalı... ile işbirliği yaparak birlikte, iştirak halinde bonoyu icra takibine koydukları, davalıların anılı Asliye Ceza Mahkemesi dosyasından mahkum olup, kararın kesinleştiği, bu suretle senedin davacının rızası hilafına düzenlendiğinin sabit olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, icra takibine konu senetten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline,
İİK'nun 72. maddesi gereğince senet tutarı olan 450.000,00 TL'nin %40'ı oranında tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/2635, K. 2015/17127, 17 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama