KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/4449 E., 2017/2331 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
- KARAR -
Davacı vekili,davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını,sağlık sorunları nedeni ile yapılan bu takibe süresinde itiraz edilemediğini,icra takibine konu yapılan her iki senet altındaki imzaların müvekkiline ait olmadığını ve senetlerin kambiyo senedi niteliğinde bulunmadığını, zarara uğradığını belirterek, müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, duruşmadaki beyanında, davacının senetleri huzurunda imzaladığını, imzanın davacıya ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporlarına göre, senetler altındaki imzaların davacı borçlunun eli ürünü olduğu, senetlerde kambiyo senedi vasfını etkileyecek eksiklikler bulunmadığı, davacının iddiasını kanıtlayamadığı, maddi ve manevi tazminat talebinin koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava senetlerdeki imza inkarına dayanan menfi tespit istemine ilişkindir.Mahkemece senetlerdeki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünden inceleme yapılmış ise de ,senetlerin tanzim tarihinden önceki döneme ait davacının resmi kurumlar önünde atılmış imza örnekleri inceleme konusu yapılmamış,bu yönden alınan bilirkişi raporu eksik olduğundan dolayı mahkemece hükme esas alınması doğru olmamıştır. Mahkemece davacının senetlerin tanzim tarihinden önceki dönemlere ait imza örneklerinin getirtilip uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış,mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/4449, K. 2017/2331, 22 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama