KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/6580 E., 2016/14241 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi ( Tic. Mah. Sıf.
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından duruşmalı davalı vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli günde davacı vek. Av....'ın gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, dava dışı ...tarafından müvekkili lehine keşide edilen çekin...'a ciro ile teslim edildiğini,...'a olan borcunu ödeyen müvekkilinin çeki...'dan alarak cirosunu çizmeden ...'e iade ettiğini, ancak davalı tarafından müvekkili aleyhine takip başlatıldığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, ...İcra Müdürlüğü'nün 2013/1147 Esas sayılı dosyasından yapılan ödeme emri 26/12/2013 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, eldeki davanın 17/08/2015 tarihinde açıldığı, TTK.nun 749/3. maddesi gereğince 6 aylık süreden sonra eldeki davanın açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 72. maddesine göre açılmış menfi tespit davası olup takip halen derdest ve devam etmektedir. Bu durumda zamanaşımına ilişkin süreler henüz işlememektedir. Zamanaşımına ilişkin süreler işlemediğinden işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/6580, K. 2016/14241, 2 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama