KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/8484 E., 2017/2637 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
218 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin çalıştığı işyerinde dava dışı 3 kişiden olan alacakları için davalının haciz uyguladığını ve fiili haciz esnasında müvekkiline tehdit ve hile ile 200.000 TL bedelli senet imzalatıldığını, daha sonra müvekkilinden yine tehdit ve hile ile 73.000 TL bedelli açık bono alındığını, bu bonolara dayanarak takipler yapıldığını, müvekkilinin icra tehdidi altında kısmi ödeme yaptığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, ödenen bedelin istirdadını ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinin alacağı nedeniyle takip borcuna mahsuben kendi iradesiyle bonoları verdiğini, davacı iddialarının gerçek olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının tehdit ve hile iddiasını somut ve usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın redddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/8484, K. 2017/2637, 30 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama