KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2018/1017 E., 2019/2536 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacının davalı şirketin yüklenicisi olduğu ... (...
AVM) adlı alışveriş merkezinin bodrum katında bulunan 154 nolu dükkanın 1/3 hissesini ve merkezin ikinci katında olan 349 nolu dükkanın 1/2 hissesini henüz inşaat aşamasındayken satın aldığını, davalının ayıplı ifada bulunarak inşa ettiği alışveriş merkezinin sözleşmede kararlaştırılan ve reklamlarda tanıtımı yapılan niteliklere sahip olmadığını, aradan geçen 5 yılı aşkın süreden beri atıl durumda olduğunu, inşaatın başlandığı dönemde yakın civarda AVM yokken gelinen noktada etrafta birçok AVM inşa edilerek ölü yatırım haline geldiğini, müvekkilinin kira bedelinden mahrum kaldığını ve aidat ödeyerek zarara uğradığını belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kiradan mahrum kalınan kar sebebiyle 5.000 TL, mahrum kalınan gelir kaydı için 1.500 TL, ödenen aidatlar için 1.500 TL olmak üzere şimdilik 8.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alışveriş merkezinin inşaatına dava dışı Sınırlı Sorumlu ...
Motorlu Araç Satıcıları Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi tarafından başlandığını, müvekkili şirketin inşaatı dava dışı kooperatiften devralarak kalan kısmı projeye uygun şekilde tamamladığını, müvekkili şirket tarafından yapılan kısmın sadece %19'luk kısma tekabül ettiğini, davacının taşınmazı 27/05/2006 tarihli teslim tutanağı ile herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin teslim alarak müvekkili şirketi ibra ettiğini, BK'da belirtilen 5 yıllık sürenin de geçmiş olması nedeniyle davacının artık müvekkilinden ayıp nedeniyle herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını,
müvekkili şirketin sorumluluğunun inşaatın teslim edilmesiyle birlikte sona erdiğini, alışveriş merkezinin faaliyete geçmemiş olması nedeniyle müvekkiline atfedilecek kusurun bulunmadığını, davacının talep ettiği tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazın hisseli olarak davacı tarafından satın alındığı, davalı tarafça 10/06/2006 tarihinde her iki bağımsız bölümün de davacıya teslim edildiği, teslim tutanaklarında davacının gayrimenkulü çarşı kompleksini inceleyerek teslim aldığı mali ve hukuki olarak her türlü ayıp ve noksandan ari olarak davalıyı ibra ettiği, taşınmaz iskan ruhsatının 27/11/2007 tarihinde alındığı,
taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre, davalı tarafından teslimde gecikme olması halinde her ay için alıcıya kira kaybı bedeli olarak aylık 500 USD ödeme yapılacağının taahhüt edildiği, her ne kadar taşınmaz davacıya 10/06/2006 tarihinde teslim edilmiş ise de iskan ruhsatı alınmadığından taşınmazın bu tarihte davacıya teslim edildiğinin kabulü mümkün olmadığından, teslimin iskan ruhsatının alındığı tarihte yapıldığı kabul edilerek teslim tarihi ile iskan ruhsatının alındığı tarih arası her iki dükkan için ayrı ayrı 500 USD'den davalının sözleşmeye göre;
ödemesi gereken kira kaybı alacağının itibar edilen bilirkişi kurulu raporu ile 13.125,00 TL olduğu gerekçesiyle bu husustaki talebin bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, davacı tarafça, dava konusu dükkanların iskan ruhsatı alınma tarihinden sonraki dönemde, davalı taraftan kaynaklanan bir sebepten dolayı kiraya verilemediği ispat edilemediğinden bu döneme ilişkin kira kaybı tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/1017, K. 2019/2536, 15 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama