KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2018/22 E., 2019/3412 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının davacı aleyhine icra takibi başlattığını,ancak takibe dayanak olarak gösterilen genel kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmadığını ileri sürerek davacının sözleşme nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip dayanağı kredi sözleşmesini davacının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını savunarak davanın reddine ve %40 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu sözleşmedeki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının takibe konu genel kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
(1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine,
(2) Davacı vekilinin temyiz istemine gelince, icra takibine konu genel kredi sözleşmesindeki müteselsil kefil borçlu kısmındaki imzanın davacı eli ürünü olmadığının anlaşılmış olmasına ve davalının imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olması nedeniyle davalının davacı hakkındaki yapmış olduğu takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılmış olmakla, davacı lehine İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken hiç bir gerekçe gösterilmeksizin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/22, K. 2019/3412, 22 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama