KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2015/2011 E., 2018/877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I- Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık ...'ın diğer sanık ... ile birlikte mağdurun ikametinden çaldıkları televizyonu satmaya götürdükleri işyerinde ihbar üzerine kolluk görevlilerince yakalandıkları, sanıklardan ele geçirilen televizyon ile söz konusu işyerinin çevresinde bulunan ziynet eşyalarıyla ilgili olarak sanıkların herhangi bir yer göstermesi olmaksızın kolluk görevlilerinin yaptığı araştırma sonucu suça konu eşyaların mağdur ...'a ait olduğu tespit edilerek mağdura iade edildiğinin anlaşılması karşısında,
sanık ... hakkında hırsızlık suçu yönünden koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan, sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık ...'ın diğer sanık ... ile birlikte mağdurun ikametinden çaldıkları televizyonu satmaya götürdükleri işyerinde ihbar üzerine kolluk görevlilerince yakalandıkları, sanıklardan ele geçirilen televizyon ile söz konusu işyerinin çevresinde bulunan ziynet eşyalarıyla ilgili olarak sanıkların herhangi bir yer göstermesi olmaksızın kolluk görevlilerinin yaptığı araştırma sonucu suça konu eşyaların mağdur ...'a ait olduğu tespit edilerek mağdura iade edildiğinin anlaşılması karşısında,
sanık ... hakkında hırsızlık suçu yönünden koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış.
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 116/4. maddesi uyarınca tayin olunan 1 yıl 6 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 119/1-c maddesi uyarınca bir kat artırılması sırasında 2 yıl 12 ay yerine 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2- Sanık ...'ın adli sicil kaydına konu olan ve tekerrüre esas alınan Ankara 1. Çocuk Mahkemesinin 18/10/2011 tarih, 2011/367 Esas - 2011/577 Karar sayılı ilamına konu suçu işlediği sırada sanık ...'ın on sekiz yaşını tamamlamadığı, 5237 sayılı TCK'nın 58/5. maddesi hükmüne göre anılan karar nedeniyle sanığın mükerrir sayılamayacağı ve sanığın suç tarihi itibari ile de adli sicil kaydında tekerrüre esas mahiyette başkaca bir mahkumiyet kaydının bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi gereğince sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2015/2011, K. 2018/877, 7 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama