Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2016/6103 E. , 2016/15804 K. "İçtihat Metni" Hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından sanık ...’nın, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından beraatına, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1 ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2016/6103 E. , 2016/15804 K. "İçtihat Metni" Hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından sanık ...’nın, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından beraatına, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1 ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/03/2015 tarihli ve 2014/569 esas, 2015/153 sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin itirazının kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkin ...Ağır Ceza Mahkemesinin 27/03/2015 tarihli ve 2015/177 değişik iş sayılı kararını müteakip, sanığın konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden de beraatına ve soruşturma aşamasında hırsızlık konusu eşya olarak el konulan odunların sanığa iadesi talebinin reddine dair ...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2015 tarihli ve 2015/221 esas, 2015/239 sayılı kararının kanun yollarına başvurulmaksızın kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından suç eşyasının beraat eden sanığa iade edilmesinin yeniden talep edilmesi üzerine, talep hakkında esasla birlikte karar verilmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aynı Mahkemenin 26/11/2015 tarihli ve 2015/221 esas, 2015/239 sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulü ile talep hakkında bir karar verilmek üzere anılan ek kararın kaldırılmasına dair ...Ağır Ceza Mahkemesinin 18/12/2015 tarihli ve 2015/773 değişik iş sayılı karar aleyhine ... Bakanlığınca verilen 08/03/2016 gün ve 94660652-105-55-2585-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/04/2016 gün ve 2016/144379 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 1-...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2015 tarihli ve 2015/221 esas, 2015/239 sayılı kararına yönelik incelemede; Dosya kapsamına göre, somut olayda müştekinin satın aldığı arsada bulunan iki ağacın kendisine ait olduğunu iddia eden sanığın etrafı tel ile çevrili arsaya girip bu ağaçları kesip götürmek şeklindeki eylemi nedeni ile yapılan yargılama sonucunda, ...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/03/2015 tarihli ilk kararında, ağaçların mülkiyetindeki ihtilaf nedeni ile hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından beraat, konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, ancak soruşturma aşamasında el konulup 20/10/2014 tarihli tutanak içeriğine göre kolluk tarafından müştekiye teslim edildiği anlaşılan ağaç parçalarının akıbeti hakkında bir karar verilmediği, bununla birlikte konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazın kabul edilmesi üzerine başlanılan yeni yargılama sonucunda, sanığın konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden beraatına ve soruşturma aşamasında hırsızlık konusu eşya olarak el konulan odunların sanığa iadesi talebinin reddine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 256/2. maddesinde yer alan “Kamu davası açılmış olup da iade edilmesi gereken eşya veya malvarlığı değerleri ile ilgili olarak esasla birlikte bir karar verilmemiş olması durumunda, mahkemece re'sen veya ilgililerin istemi üzerine bunların iadesine karar verilir.” ve aynı Kanun’un 257. maddesinde yer alan “(1) 256 ncı Maddeye göre verilmesi gereken kararlar, duruşmalı olarak verilir. (2) Müsadere veya iade olunacak eşya veya diğer malvarlığı değerleri üzerinde hakkı olan kimseler de duruşmaya çağrılır. Bu kişiler, sanığın sahip olduğu hakları kullanabilirler. (3) Çağrıya uymamaları, işlemin ertelenmesine neden olmaz ve hükmün verilmesini engellemez.” şeklindeki düzenlemeler uyarınca, soruşturma aşamasında el konulan eşyanın iadesi talebi hakkında karar verilirken katılan ...’a da çağrı kağıdı çıkarılması gerektiğinin gözetilmemesinde, 2-...Ağır Ceza Mahkemesinin 18/12/2015 tarihli ve 2015/773 değişik iş sayılı kararına yönelik incelemede; Her ne kadar suç eşyasının beraat eden sanığa iade edilmesi talebi hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2015 tarihli ek kararına yönelik itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, söz konusu talebin aynı Mahkemenin 10/04/2015 tarihli kararı ile reddedilmiş olması karşısında yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın doğru olduğu gözetilerek, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1- ...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2015 tarih ve 2015/221 E., 2015/239 K. sayılı kararına yönelik yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, katılanın satın alıp etrafını tel ile çevirdiği araziye giren sanığın, kendisine ait olduğunu iddia ettiği birer adet ceviz ve incir ağacını keserek götürmesi şeklindeki eylemi nedeni ile yapılan kovuşturma sonucunda, ...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2015 tarihli ilk kararında, ağaçların mülkiyetindeki ihtilaf nedeni ile hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından beraate, konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden mahkûmiyete ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği, ancak hırsızlık suçundan beraate karar verilirken soruşturma aşamasında el konulduğu halde adli emanete alınmayan ve 20.10.2014 tarihli tutanak içeriğine göre kolluk görevlileri tarafından katılana teslim edildiği anlaşılan suça konu odunların “müsaderesi veya iadesi” hakkında bir karar verilmediği, bilahare sanık müdafii tarafından konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine, mahkemece yapılan kovuşturma sonucunda sanığın bu suç yönünden beraatine ve “soruşturma aşamasında el konulan odunların sanığa iadesi talebinin reddine” karar verilmiş ise de; 5271 sayılı CMK’nın 256. maddesinde müsadere kararı verilmesi gereken hâllerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet Savcısı veya katılanın, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabileceği, kamu davası açılmış olup da iade edilmesi gereken eşya veya malvarlığı değerleri ile ilgili olarak esasla birlikte bir karar verilmemiş olması durumunda, mahkemece re'sen veya ilgililerin istemi üzerine bunların iadesine karar verileceği belirtilmiş olup, soruşturma aşamasında el konulduğu halde adli emanete alınmayan ve 20.10.2014 tarihli tutanak içeriğine göre kolluk görevlileri tarafından katılana teslim edildiği anlaşılan hırsızlık suçuna konu odunların müsaderesi veya iadesi konusunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (...) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 10.04.2015 gün ve 2015/221 E., 2015/239 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 2-...Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2015 tarih ve 2015/773 D. İş sayılı kararına yönelik yapılan incelemede; Her ne kadar suç eşyasının beraat eden sanığa iade edilmesi talebi hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli ek kararına yönelik itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; söz konusu talebin aynı mahkemenin 10.04.2015 tarihli kararı ile reddedilmiş olması karşısında, yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gözetilerek, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (...) Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 18.12.2015 gün ve 2015/773 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 23.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.