KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2021/14717 E., 2021/14808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2021
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mala zarar verme suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Baykan Asliye Ceza Mahkemesinin 04/03/2019 tarihli ve 2019/7 esas, 2019/58 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/04/2021 gün ve 5183-2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/04/2021 gün ve 2021/47166 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde yer alan "(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında,
Müştekinin olay nedeniyle oluştuğunu beyan ettiği toplam 3.600,00 Türk lirası zararının, dosya arasında bulunan 04/03/2019 tarihli posta havalesi alındı belgesine göre kovuşturma aşamasında giderildiğinin anlaşıldığı, mahkemece sanığın atılı suçu iştirak halinde işlediği inceleme dışı sanıkların kovuşturma aşamasında zararı karşıladıkları kabulü ile cezalarından 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca indirim yapıldığı,
suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda, sanıklardan biri veya birkaçının iade veya tazmin yükümlülüğünü yerine getirmesi halinde, diğer suç faillerinin bu yerine getirmeye karşı çıkmadıkları takdirde o sanıklar hakkında da etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması gerektiği cihetle, sanık ...'ın zararı bizzat gidermediği ancak zararın diğer sanıklar tarafından yerine getirilmesine de karşı çıkmadığının anlaşılması nazara alınarak anılan sanık hakkında da,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Müştekinin olay nedeniyle oluştuğunu beyan ettiği toplam 3.600,00 Türk lirası zararının, dosya arasında bulunan 04/03/2019 tarihli posta havalesi alındı belgesine göre kovuşturma aşamasında giderildiğinin anlaşıldığı, mahkemece sanığın atılı suçu iştirak halinde işlediği, inceleme dışı sanıkların kovuşturma aşamasında zararı karşıladıkları kabulü ile cezalarından 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca indirim yapıldığı,
suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda, sanıklardan biri veya birkaçının iade veya tazmin yükümlülüğünü yerine getirmesi halinde, diğer suç faillerinin bu yerine getirmeye karşı çıkmadıkları takdirde o sanıklar hakkında da etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması gerektiği cihetle, sanık ...'ın zararı bizzat gidermediği ancak zararın diğer sanıklar tarafından yerine getirilmesine de karşı çıkmadığının anlaşılması nazara alınarak anılan sanık hakkında da,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (BAYKAN) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 04.03.2019 tarihli ve 2019/7 E., 2019/58 K. sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanığın mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesi uyarınca 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 168/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılarak 60 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/14717, K. 2021/14808, 22 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama