KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2021/17587 E., 2024/21560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/2622 E., 2018/598 K.
- Suç
- Karşılıksız yararlanma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, suçun sabit olduğu ve mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar, 6352 sayılı Kanun'un 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi halinde kamu davası açılamayacağı, başka bir anlatımla zararın giderilmemesinin dava şartının sonuçları ile benzer sonuçları doğurduğu ancak buna rağmen dava açılması halinde veya sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında zararı tamamen gidermişse 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilerek,
ayrıca sanığın 5237 sayılı TCK'nun 168. maddesinin 5. fıkrası hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısından verilecek kararın 6352 sayılı Kanun'un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydının sağlanması gerekir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; suç tarihinin 05.07.2012 sonrası olduğu ve katılan kurum zararının giderildiği, bu nedenle sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan "sanık hakkında açılan davanın düşürülmesine ve 5237 sayılı TCK'nın 168/5. madde fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlıktan birinci kez yararlanan sanık hakkında verilen kararın kesinleşmesinden sonra bir suretinin Adlî Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/17587, K. 2024/21560, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama