KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2021/9719 E., 2023/3320 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/191 E., 2016/335 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
695 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.03.2016 tarihli ve 2016/13993 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında, şikâyetçinin aracının camını kırmak ve kapısını zorlamak suretiyle hırsızlığa teşebbüs etmesi şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e, 143, 35, 151/1, 53/1 ve 58. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/191 Esas, 2016/335 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 35, 62, 151/1 ve 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 2 yıl 1 ay hapis, 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi, suçun yanlış vasıflandırıldığı, şikayetten vazgeçme nedeniyle mahkumiyet kararı verilemeyeceği, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmasına rağmen uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçinin, 19.02.2016 günü saat 20:00 civarında aracını park ederek evine gittiği, ertesi gün sabah saatlerinde aracının yanına geldiğinde, sağ ön kapının eğik ve camın kırık olduğunu gördüğü, ayrıca aracın direksiyon altındaki kablolarının sökülü olduğunu ve aracın düz kontak yapılarak çalınmak istendiğini tespit ederek polise ihbarda bulunduğu, kolluk tarafından yapılan çalışma neticesinde aracın sağ ön kapı cam çerçevesinde sanığın parmak izinin tespit edildiği, sanığın aşamalardaki ifadelerinde alkol ve uyuşturucu bağımlısı olması nedeniyle suçu işleyip işlemediğini hatırlayamadığını beyan ettiği anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Hırsızlık Suçuna İlişkin Kurulan Hüküm Yönünden
Kapıları kilitli aracın camının kırılması ve kapısının eğilerek çalınmaya teşebbüs edilmesi şeklinde meydana gelen eylemin 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesi kapsamında kaldığı; sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas nitelikte olmayan, suç tarihinden önce kesinleşmiş 3 aydan fazla hapis cezası bulunması nedeniyle hapis cezasının ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluşmadığı, ayrıca yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı,
eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Mala Zarar Verme Suçuna İlişkin Kurulan Hüküm Yönünden
Dosya kapsamına göre; sanığın aracın kapısını zorlamak ve camını kırmak suretiyle araç içine girdiği ve aracı düz kontak yaparak çalmaya teşebbüs etmesi şeklinde meydana gelen olayda, hırsızlık suçunun yanında mala zarar verme suçundan da mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 21/01/2014 tarihli ve 2013/2-686 Esas, 2014/19 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukukî yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı hususu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/9719, K. 2023/3320, 5 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama