KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/10309 E., 2025/7839 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/140 E., 2021/172 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin katılanın beyanlarının soyut ve çelişkili olduğu, sanığın suçu işlediğine dair delil olmadığı ve beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2020 tarihli ve 2019/674 Esas, 2020/68 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.09.2020 tarihli, 2020/1084 Esas ve 2020/1174 Karar sayılı kararında.
5237 sayılı Kanun'un 53 maddesinin yanlış uygulanması, karar başlığında suç zaman diliminin gösterilmemesi ve eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d-h maddesine uyması nedeniyle cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği,
Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.09.2020 tarihli, 2020/1084 Esas ve 2020/1174 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/462 Esas, 2020/486 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/10309, K. 2025/7839, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama