KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/11471 E., 2024/2243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/3658 E., 2021/965 K.
- Katılanlar
- ..., ...
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
İlk derece mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 116/4 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasına hükmedildiği, sanığın istinaf talebi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükümleri bozularak sanığın üzerine atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından beraatine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerin temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve 5271 sayılı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan ... vekilinin temyiz isteminin eksik kovuşturma sonucu ve delillerin takdirinde hataya düşülerek karar verildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında yerel mahkemece hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince mahkûmiyet hükümleri bozularak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği;
sanık hakkındaki mahkûmiyet hükümleri bakımından ise aynı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi,
2-5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/11471, K. 2024/2243, 12 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama