KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/12258 E., 2025/8340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/1542 E., 2020/1586 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 145. maddesine göre değer azlığına ilişkin hükümlerin uygulanmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2020 tarihli ve 2019/371 Esas, 2020/96 Karar sayılı dosyasında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararına yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 02.04.2020 tarihli ve 2020/764 Esas, 2020/1159 Karar sayılı kararıyla.
"İddianamede sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2, 143/1 maddeleri gereğince yargılanmasının talep edildiği hususu gözetildiğinde sanığın sorgusu sırasında zorunlu müdafinin görevlendirilmesi gerektiği nazara alınmadan duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm verilmesinin 5271 sayılı Kanun'un 280. ve 289. maddeleri anlamında anlamında hukuka kesin aykırılık niteliğinde olması" nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği,
Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 02.04.2020 tarihli ve 2020/764 Esas, 2020/1159 Karar sayılı kararı ile bozma kararı üzerine verilen Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2020 tarihli ve 2020/364 Esas, 2020/533 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/12258, K. 2025/8340, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama