İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2022/4424 Karar: 2025/5550 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/4424 K.2025/5550

2. Ceza Dairesi 2022/4424 E. , 2025/5550 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2019/460 E., 2019/2667 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemes

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2022/4424 E. , 2025/5550 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2019/460 E., 2019/2667 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemes

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2022/4424 E. , 2025/5550 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2019/460 E., 2019/2667 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu (İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/1 ve 62. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezasına ve 16.660,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği, sanığın istinaf talebi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesince duruşma açılarak İlk Derece Mahkemesi kararları kaldırılarak, sanık hakkında hırsızlık suçundan aynı Kanun'un 142/2-e ve 62. maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedildiği, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi gereğince, kazanılmış hak nedeniyle verilen cezanın 3 yıl 4 ay hapis cezası ve 16.660,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına karar verildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu), 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın olay ile bir alakasının bulunmadığına, bir dolandırıcılık şebekesinin somut olayı gerçekleştirdiğine, sanığın okuma yazmasının dahi olmadığına, bu durum nedeniyle kredi kartının üzerinde şifrenin yazılı olduğuna, eylemin de bu şekilde gerçekleştirildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" ve sanığın temyiz isteminin "olay ile bir alakasının bulunmadığına, okuma yazmasının dahi olmadığına, bu durum nedeniyle kredi kartının üzerinde şifrenin yazılı olduğuna, eylemin de bu şekilde gerçekleştirildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Katılan ...’ın Buldan Halk Bankasına ait hesabından internet yoluyla bilgisi ve rızası dışında sanık ...'a ait kredi kartına 120.000,00 TL’nin aktarıldığı, sanık ...'a ait kredi kartı ile 11 farklı iş yerinden toplamda 110.272,00 TL tutarında harcama yapıldığı, harcama işlemlerinin pos cihazı üzerinden kart ile şifre girilerek gerçekleştirildiği olayda, sanığın aşamalarda olay ile bir alakasının bulunmadığını, okuma yazmasının dahi olmadığını, bu durum nedeniyle kredi kartının üzerinde şifrenin yazılı olduğunu, eylemin de bu şekilde gerçekleştirildiğini belirterek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, olay ile yapılan araştırmada sanığın kredi kartından harcama yapılan 11 iş yerinin farklı illerde (Antalya, Şanlıurfa ve İstanbul) olduğunun ve bahse konu iller arası mesafe dikkate alındığında 08.06.2017 tarihinde gerçekleşen tüm harcamaların sanık tarafından yapılıp yapılmadığının tespiti bakımından, sanığın suç tarihinde kullandığı cep telefonu numarasından hareketle harcamaların yapıldığı saatlerde hangi baz istasyonundan sinyal aldığının tespitine yönelik olarak HTS kayıtlarının tespit edilerek ve yapılan harcamalara ilişkin alışveriş slipleri temin edilerek, alışveriş slipleri üzerinde varsa imzanın sanığa ait olup olmadığı da araştırılıp söz konusu iş yeri sahiplerinin olaya ilişkin tanık sıfatıyla dinlenilerek, işlemin yapılması sırasında kamera kayıtlarının bulunup bulunmadığı da araştırılarak bulunması hâlinde işlemi yapan kişinin sanık olup olmadığına dair gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla