KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/4807 E., 2025/2990 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1191 E., 2020/164 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, iftira
- Hükümler
- İstinaf başvurularının esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 15.01.2020 tarihli, 2019/1191 Esas, 2020/164 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2019 tarih ve 2018/736 Esas, 2019/21 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin sanıklar müdafileri ve o yer Cumhuriyet savcısı, iftira suçundan kurulan beraat hükümlerinin ise, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edildiği,
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmeksizin yalnızca sanıklar müdafiilerinin istemi incelenerek hırsızlık suçundan esastan ret kararı verildiği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.2023 tarihli ve 2023/3-205 Esas, 2023/542 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince bu talep değerlendirilmeden karar verilmesinin hükmün kanun yolu incelemesi bakımından bütünlüğünü bozması, ilk derece mahkemesince verilen bir kararın istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesi denetiminden geçmiş olmasının, söz konusu kararın olay tespiti bakımından hatasız olduğu konusunda kesin bir güvence oluşturmaması, Yargıtayın görevi olan hukuksal denetimi sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilmesi için somut olayın objektif bir bakış açısıyla, hukuksal açıdan duraksamaya yer bırakmayacak biçimde tespit edilmiş ve delil değerlendirmesinin hatasız şekilde gerçekleştirilmesine bağlı olması,
sanıklar hakkında kurulan hükümlerin bir bütün teşkil etmesi ve herhangi bir noktadan kanun yoluna gidilmesi veya bozulması hâlinde diğer noktalarının kesinleşmesinin, diğer bir deyişle kısmi kesinleşmenin mümkün olmaması, sanıklar müdafiileri ve o yer Cumhuriyet savcısının aynı hükme karşı istinaf yoluna başvurmuş olmalarına rağmen sadece müdafiilerin talebi üzerine verilen kararın usulüne uygun olarak istinaf yolu incelemesinin sonuçlandırılmış olduğunu göstermemesi,
verilen bu karar hukuk aleminde varlığını sürdürürken bu kez o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi ayrıca değerlendirilerek aynı hüküm hakkında yeni bir istinaf kararı verilememesi, sanıklar hakkındaki hükümlere dair daha önce istinaf merciince karar verilmiş olması hâlinde merciin bu hükmü yeniden incelemesinin ancak daha önce verilmiş kararın bozularak ortadan kaldırılması hâliyle sınırlı bulunması hususları bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde;
İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet ve beraat hükümlerine yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından değerlendirilmeksizin yalnızca sanıklar müdafiilerinin istemi incelenerek esastan ret kararı verilmesi nedeniyle o yer Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafiilerinin istinaf talepleri birlikte değerlendirilerek yeniden karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/4807, K. 2025/2990, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama