KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/4884 E., 2025/5055 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1461 E., 2020/296 K.
- Hükümler
- İlk derece mahkemesi beraat kararları kaldırılarak mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
İlk derece mahkemesince sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verildiği, O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin istinaf talebi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince, duruşma açılıp, ilk derece mahkemesinin hükümleri kaldırılarak, sanığın atılı suçlardan, 5237 sayılı TCK'nın 152/1-c ve 154/1 maddeleri uyarınca erteli 10 ay hapis ve erteli 5 ay hapis ile 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerin temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
İlk Derece Mahkemesince dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğuna zarar verme ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, suça konu parsele, sanığın babası ... ... tarafından 60 yıl boyunca bir bütün olarak zilyet ve tasarruf edildiğine, taşınmazda ağaç yetiştirdiğine, babasının vefatı ile taşınmaz ve üstündeki ağaçların intikalen ve taksimen sanığa isabet ettiğine, sanığın yeni ağaçlar dikerek zilyetliğe devam ettiğine, 2013 yılında kadastro çalışmaları sırasında sanık ve babası, taşınmazda hazır olmadığından ölçü ve sınır hatası yapıldığına, bunun farkına varamadıklarına, bu yüzden zilyetliği devam ettirdiğine,
suça konu taşınmazın katılan tarafından kullanıldığına ilişkin tanık beyanı olmadığına, sanığın iyiniyetle, suça konu taşınmazın kendi parseli içinde kaldığı zannı ile hareket ettiğine, kastının bulunmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/4884, K. 2025/5055, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama