KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/5917 E., 2025/3835 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/3035 E., 2020/2181 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, kamu malına zarar verme
- Hükümler
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın isnat edilen suçları işlediğine dair tanık beyanı, güvenlik kamerası kaydı, parmak izi ya da başka bir somut delil bulunmadığından dolayı şüphenin sanık lehine yorumlanarak hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi takdirde eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına ve teşebbüs indiriminin en üst sınırdan yapılması ve lehine takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine;
katılan vekilinin temyiz isteminin, ilk derece mahkemesi hükmünün isabetli olduğuna, istinaf mahkemesince sanığın hırsızlık suçu yönünden eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilip cezasında indirim yapılmasının ve mala zarar verme suçundan beraat kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğuna, dosyadaki delillerle her iki eylemin de sabit olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 31.05.2023 tarih ve 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere incelemeye konu kararda Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmediği, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmediği, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması,
7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde.
Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince hükmedilen mahkûmiyet kararı kaldırarak sanığın atılı suçtan beraatine karar verebileceği anlaşılmış; bu nedenlerle Tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri reddedilmiştir.Ancak;
1-06.02.2018 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağı içerisinde ifade edilen "...bahse konu iş makinelerinin mazot depo kapağının kırılmak suretiyle açıldığı..." şeklindeki anlatımlar ile kilitli olan mazot depo kapağının kırılmak suretiyle içerisinden mazot alınıp, yere dökülen mağdurun tasarruf alanından çıkan bir yakıt bulunmadan bidonlara konulmuş vaziyetteki mazotların tamamının ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h maddesinin herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşyaya karşı hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 142/1-e maddesi gereğince hüküm kurulması,
2-06.02.2018 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağına göre, mazot deposunun kapağının kırılarak mazot çalındığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında mala zarar verme suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak 5271 sayılı Kanun’un 302/2.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/5917, K. 2025/3835, 3 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama