KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/10809 E., 2025/16395 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/2856 E., 2021/3088 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, mala zarar verme
- Hükümler
- İstinaf başvurularının esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
I. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yokluğunda verilip 24.12.2021 tarihinde tebliğ edilen karara yönelik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 30.12.2021 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
II. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, sanığın parmak izinin bulunmadığına, kamera görüntülerinin ATK'ya gönderilmediğine, sanığa zararı gidermek isteyip istemediğinin sorulmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak ağır bir ceza verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2021 tarihli ve 2020/621 Esas, 2021/339 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 12.07.2021 tarihli ve 2021/1721 Esas, 2021/1800 Karar sayılı kararı ile; sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiğinin gözetilmemesi ve uygulama hataları yapılması nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek.
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 12.07.2021 tarihli ve 2021/1721 Esas, 2021/1800 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli ve 2021/1111 Esas, 2021/1391 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/10809, K. 2025/16395, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama