Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/11723 E. , 2025/4740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/481 E., 2022/717 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibari ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/11723 E. , 2025/4740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/481 E., 2022/717 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibari ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.05.2013 tarihli ve 2012/13-1543 Esas, 2013/257 Karar sayılı ve 15.03.2016 tarihli ve 2014/847 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararlarında, suçlardan birinin tamamlanmış diğerinin teşebbüs aşamasında kalması durumunda, şayet suçlar aynı nitelikte ise, örneğin ikisi de suçun basit şekli ise tamamlanmış suçtan hüküm kurulması, tamamlanmış olan ... suçun basit halini, teşebbüs aşamasında kalmış ... ise suçun nitelikli halini oluşturuyorsa, bu durumda her bir suç için ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre hangi suç daha ağır cezayı gerektiriyor ise o suç üzerinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, sonuçta zincirleme suç nedeniyle ceza belirlenirken suçun en ağır cezayı gerektiren hali üzerinden uygulama yapılması ve ayrıca zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilecek ceza, teselsülü oluşturan her bir suçun müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olmaması gerektiğinin belirtilmesi karşısında, somut olayda sanığın, katılan şirkete ait mağazaya gündüz saatlerinde girip iki adet pantolonu çaldığı, aynı gün gece 21:12 sıralarında üç adet pantolonu daha çalmaya teşebbüs ettiği esnada yakalandığı, açıklanan şekilde aynı katılana karşı aynı gün içerisinde gündüz ve geceleyin işlenen suçlardan dolayı ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre daha ağır cezayı gerektiren suç üzerinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ve zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilecek cezanın da teselsülü oluşturan her bir suçun müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olmaması gerektiği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, ''sanığın tamamlanmış olan gündüzleyin işyerinden hırsızlık suçunun daha ağır cezayı gerektirdiğinden bu suç üzerinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi kanaatine varılmış olmakla, her ne kadar hüküm kısmında sehven TCK madde 143/1 uyarınca cezanın yarı oranında artırılmasına karar verilmiş ise de; aleyhe hüküm verme yasağı da uygulanmakla fazla tayin edilen cezanın uygulanmaması nedeni ile sonuç cezada bir değişiklik oluşturmadığı'' şeklindeki hatalı uygulama ve gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Bozma ilâmı öncesi yapılan yargılamada sanığın hırsızlık suçundan neticeten 2 yıl 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği, sanık hakkında tayin olunan cezanın 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği 2 yıl 6 ay 7 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken 2 yıl 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.