Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/14766 E. , 2025/3363 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4105 E., 2023/309 K. SUÇLAR : Hırsızlık, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi I - Katılan ... vekilinin suç delillerini yok etme, gizleme vey
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/14766 E. , 2025/3363 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4105 E., 2023/309 K. SUÇLAR : Hırsızlık, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi I - Katılan ... vekilinin suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçuna ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.01.2023 tarihli ve 2022/4105 Esas, 2023/309 Karar sayılı kararının katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, katılanlar vekillerinin ve sanık müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 281. maddesi uyarınca açılmış bir dava bulunmadığından, verilen kararın hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğunun belirlendiği, anılan suçtan bölge adliye mahkemesince verilmiş bir karar bulunmadığı anlaşıldığından; katılan ... vekilinin konusu bulunmayan temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 298. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II - Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2018/128 Esas, 2019/596 Karar sayılı dosyasında verilen hükme yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/473 Esas, 2020/2228 Karar sayılı kararı ile, "Anayasanın 141, CMK'nın 34,160, 230. maddeleri gereğince sonuç hükmü etkileyen ve ilgili maddelerin uygulanıp uygulanmayacağını, hangisinin uygulanacağını belirleyen delillerin toplanıp değerlendirilmesi zorunlu olduğu halde, ve yine müştekinin yargılama sırasında verdiği ifadesinde oğlu olan maktülün suç tarihinde bankadan 700,00 TL para çektiğini, paranın ve cüzdanın iade edilmediğini belirttiği, mahkemece adam öldürme suçuna yönelik Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/223 Esas 2016/342 Karar sayılı dava dosyası celp edilerek makülün önce Hacı ... kırsalına gömüldüğü, bilahare burdan çıkartılarak İzmir yolundaki organize sanayinin karşısında bulunan ormanlık alana gömdükleri anlaşılmakla maktülün gömüldüğü yerlerde araştırma ve maktülün üzerinden çıkan eşyaların tespitinin yapılıp yapılmadığı, müşteki tarafından suç tarihinde oğlunun bankadan 700,00 TL para çektiğinin beyan ve iddia edilmesi karşısında hangi bankadan para çekildiği hususunun araştıralarak bankadan para çekilmeye yönelik belgelerin davanın sonucuna mutlak surette etkili olup bu hususların araştırılmadan hüküm verilmesi CMK'nın 280. ve 289. maddeleri anlamında hukuka kesin aykırılık niteliğinde olması sebebiyle..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/473 Esas, 2020/2228 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2020/953 Esas, 2022/1238 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.