KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/15594 E., 2025/5492 K.
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/245 E., 2022/451 K
- Suç
- Kamu malına zarar verme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
304 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 25.05.2022 tarihli 2020/31948 Esas ve 2022/10364 Karar sayılı bozma ilâmının 2. maddesinde belirtilen "Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu bakımından sanığın ilk ateş ettiği yer olan ... isimli iş yeri önünde bulunan otobüs durağının camlarının kırılması eyleminin, kamu malına zarar verme ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak suçlarını oluşturduğu,
TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikrî içtima kuralı uyarınca en ağır cezayı gerektiren kamu malına zarar verme suçu bakımından sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği, bu eylemden sonra sanığın taksi ile biraz ilerledikten sonra bu ... ... isimli iş yeri önünde iki el daha ateş açtığı, sanığın bu eylemi sebebiyle kasten genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçunu işlediği,
bu sebeple kasten genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçundan zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı hâlde sanık hakkında TCK’nın 43.maddesinin uygulanması" şeklindeki bozma ilâmı karşısında ... önündeki ateş etme eylemi sebebiyle kasten genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçundan ayrıca mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği hâlde, bu suçtan hiç hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.