KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/15805 E., 2024/2821 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/850 E., 2022/932 K.
- Mağdurlar
- ..., ...
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Hükmedilen cezanın süresine göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I. Sanık hakkında mağdur ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazının incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının ve aynı Kanun’un 286/2-b maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II. Sanık hakkında mağdur ... ve katılan ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazının incelenmesinde;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin '' Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, gerekçeli kararın yeterli, tarafları ve toplumu tatmin edici olmadığı, görüntü kayıtları incelendiğinde isnat edilen suça dair delil elde edilemediği, katılanların şikâyetten vazgeçtiği ve olayı doğru şekliyle mahkemeye anlatarak ilk beyanlarını değiştirdikleri, tanık ...'ın bozma sonrası tekrardan dinlenmediği fakat gerekçeli karara beyanının eklendiği,
gece kulubü gibi çok kalabalık olan yerlerde kişisel eşyaların çantaların, paraların ortada masanın üzerinde herkesin ulaşabileceği bir yerde bırakmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın tüm aşamalarda ki tutarlı beyanları dikkate alındığında suçu işlemediğinin sabit olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suç tarihi itibarıyla güneşin doğuş saatinin 05.31 olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereği saat 04.31 itibarıyla gece halinin sona erdiği dosya içerisindeki kamera kaydına ilişkin CD izleme tutanağı ve diğer bilgilere göre sanığın eyleminin saat 04.20'de başlayıp 04.38'de sona erdiği, bu haliyle saat 04.31'den sonraki eylemlerin gündüz sayılması gereken zaman aralığında gerçekleştirilmiş sayılacağı, yargılama esnasında kamera kayıtlarında gözüken suça konu eşyaların hangisinin mağdur ve katılana ait olduğunun belirlenmediği, bu nedenle suça konu eşyaların hangisinin mağdur ve katılana ait olduğu,
belirlenerek hangi şikâyetçiye yönelik eşyaya ilişkin hırsızlık eyleminin gündüz sayılan zaman aralığında gerçekleştirildiği açıklığa kavuşturulmadan, tüm şikâyetçilere yönelik eylem sebebiyle gece işlendikleri varsayılarak 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesi gereği artırım yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/15805, K. 2024/2821, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama