KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/16560 E., 2025/1572 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/1249 E., 2022/950 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, ceza ve usul kurallarına aykırı şekilde yargılandığına, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uygulanması gerekirken uygulanmamasına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın temyiz dilekçesi içeriğinde belirtmiş olduğu Ağrı Asker Hastanesince düzenlenen 26.03.2015 tarihli ve 381 sayılı raporunda askerliğe uyum sorunu yaşadığının belirtildiği bu nedenle ceza ehliyetinin bulunmadığını iddia etmişse de UYAP üzerinden yapılan incelemede Dairemizin 11.04.2023 tarihli ve 2023/11621 Esas, 2023/1912 Karar sayılı ilâmına konu dosyasında sanığın aynı rapor ile akıl hastalığı iddiasında bulunduğu,
dosya içeriğinde bulunan Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 01.08.2022 tarihli raporunda "..Yukarıda sıralanmış tıbbi belgeler ile adli tahkikat dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden 06.10.2020 tarihinde sanığı bulunduğu (Bina İçerisinde Muhafaza Altına Alınmış Eşya Hakkında Hırsızlık) suçu nedeniyle, "5237 sayılı TCK 32/1. maddesi uyarınca akıl hastası olup olmadığı, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı,
5237 sayılı TCK 32/2. maddesi uyarınca işlediği fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı" sorulan Mehmet Sait oğlu, 1994 doğumlu ...’in Kurulumuzca 14.06.2021, 05.01.2022 ve 15.06.2022 tarihlerinde yapılan muayeneleri sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekât serbestisini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zekâ geriliği saptanmadığı,
adli dosya tetkikinde sanığın mezkûr suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye de rastlanmadığı,
bu duruma göre ...’in 06.10.2020 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirdiği ve sanığın güncel adli sicil kaydı incelendiğinde suç tarihine yakın tarihlerde işlediği suçlar nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince uygulama yapılmadığı nazara alındığında Tebliğnamedeki düşünceye katılınmamıştır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/16560, K. 2025/1572, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama