Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/1951 E. , 2025/12028 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2662 E., 2019/1735 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesi kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölg
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/1951 E. , 2025/12028 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2662 E., 2019/1735 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesi kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ...'un temyiz isteminin, çalınan paranın değerinin düşük olduğuna, para cezasına çevrilmesi gerektiğine; sanık ...'ün temyiz isteminin, suç işlemediğine, ...'ın suç işlediğine ve kendisinden daha az ceza aldığına, zararı karşılamadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıkların diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.05.2019 tarihli ve 2017/13-4 Esas, 2019/383 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, sanıkların markete geldikleri, sanık ...'ın 10,90 TL'lik ürün aldığı, şikâyetçiye önce 200,00 TL uzattığı, şikâyetçi tam parayı alacakken 2 tane 100'lük yapmasını istediği, bunun üzerine şikâyetçinin 2 tane 100 TL'yi sanığa verdiği, diğer sanık ...'in de bu esnada kasa yanında duran ürünlerin fiyatını sürekli sorarak şikâyetçinin kafasını karıştırdığı, sanık ...'ın tekrar 1,00 TL ve 100,00 TL'yi kasiyere uzattığı, kafası karışan şikâyetçinin 1,00 TL'yi aldığı, 100,00 TL geri verdiği gibi 200,00 TL'yi hiç almadığı olayda; sanıkların basit bir yalanı aşan, başından beri katılanın iradesini fesada uğratma amacıyla ısrarlı ve kararlı bir şekilde devam eden bir kaç kez para uzatıp geri almak suretiyle şikâyetçiyi yanıltacak ve kandıracak yoğunluktaki ustaca planlayıp sergilediği eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 142/2-h maddesi ile uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. (1.) nolu bozma gerekçesine göre, 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekmesi, 3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2019 tarihli hükümde ''Mahkemenin 26.04.2019 gün 4966 sırasında tahsilat makbuzu ile tahsil edilen 200,00 TL'nin şikâyetçi ... yerine ....'ye ödenmesine'' şeklinde yazılarak şikâyetçinin adının hatalı yazılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.