KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/19690 E., 2024/19460 K.
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1752 E., 2023/714 K. ŞİKÂYETÇİ :
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
319 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde Mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı,
dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 17.05.2019 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 04.08.2019 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede.
Sanığın yargılama konusu eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 12.01.2011 tarihinden itibaren 26.04.2023 tarihli hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararı yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,